Bir hasta bariatrik tedavi için bize başvurduğunda, durumunu yalnızca VKİ'ye göre değerlendirmiyoruz. Karar; sağlık durumu, obeziteyle ilişkili hastalıklar, kilo değişim öyküsü ve daha önce uygulanan tedavilerin kapsamlı bir değerlendirmesinin ardından multidisipliner bir ekip tarafından verilir. VKİ önemli bir kriter olmaya devam eder, ancak genel klinik tablonun yalnızca bir parçasıdır.
VKİ gerçekten önemlidir. Vücut ağırlığı ile boy arasındaki ilişkiyi değerlendirmeye yardımcı olan basit bir göstergedir.
Ancak VKİ, klinik tablonun yalnızca bir bölümünü gösterir.
Tartıdaki aynı sayı, tamamen farklı sağlık durumlarının göstergesi olabilir. Bir kişide obeziteyle ilişkili belirgin bir hastalık bulunmayabilir. Aynı VKİ'ye sahip başka bir kişide ise tip 2 diyabet, arteriyel hipertansiyon, uyku apnesi, yağlı karaciğer hastalığı veya fiziksel aktivitede belirgin kısıtlamalar görülebilir.
Bu nedenle "Bariatrik ameliyata ihtiyacım var mı?" sorusu tek bir hesaplayıcı kullanılarak yanıtlanamaz.
VKİ Neyi Gösterir?
Vücut kitle indeksi, vücut ağırlığının kilogram cinsinden boyun metre cinsinden karesine bölünmesiyle hesaplanır.
Bu gösterge, kolay hesaplanabilmesi ve ilk değerlendirmede kullanılabilmesi açısından yararlıdır. Ancak önemli bir sınırlaması vardır: VKİ vücut kompozisyonunu göstermez ve yağ dokusunun vücutta nasıl dağıldığını ortaya koymaz.
Amerikan Metabolik ve Bariatrik Cerrahi Derneği (ASMBS) de obezite hastalarının değerlendirilmesinde VKİ'nin bir ölçüt olarak bazı sınırlılıkları olduğunu belirtmektedir. VKİ, yağ dokusunun dağılımını veya kişinin sağlık açısından taşıdığı bireysel riskleri tam olarak yansıtmaz.
Bu nedenle VKİ, nihai bir cevap olarak değil, değerlendirmeye başlamak için kullanılan bir gösterge olarak ele alınmalıdır.
Aynı VKİ Neden Farklı Sağlık Durumları Anlamına Gelebilir?
VKİ'si 35 kg/m² olan iki hasta düşünelim.
İlk hastada diyabet yoktur, kan basıncı normaldir, uyku sırasında belirgin solunum bozukluğu bulunmamaktadır ve fiziksel aktivitesi büyük ölçüde korunmuştur.
İkinci hastada ise aynı VKİ'ye rağmen tip 2 diyabet, arteriyel hipertansiyon ve obstrüktif uyku apnesi tanıları bulunmaktadır.
Resmî olarak sayı aynıdır.
Klinik açıdan ise bunlar iki farklı durumdur.
Bu nedenle hastayı değerlendirirken yalnızca kilosuna değil, aynı zamanda obezitenin vücutta yol açmış olduğu sonuçlara da bakmak önemlidir.
Ekibimiz için bu temel bir yaklaşımdır.
"Biz bir VKİ sayısını ameliyat etmiyoruz. Obeziteyi bir hastalık olarak ele alıyor ve hastayı kapsamlı şekilde değerlendiriyoruz. Bu nedenle ekibimiz için yalnızca hastanın mevcut kilosunu değil, kilo değişim öyküsünü, obeziteyle ilişkili hastalıkların varlığını, daha önce uygulanan tedavileri, beslenme özelliklerini ve genel sağlık durumunu anlamak önemlidir. Ancak böyle bir değerlendirmeden sonra cerrahi tedavinin hasta için uygun olup olmadığı ve hangi yaklaşımın onun için en doğru seçenek olduğu belirlenebilir."
Emir Useinov Tair, Bariatrik Cerrah
VKİ Dışında Hangi Faktörleri Değerlendiriyoruz?
Ameliyatı görüşmeden önce hastanın sağlık durumunun bütünsel bir şekilde değerlendirilmesi önemlidir.
Kilo Nasıl Değişti?
Önemli olan yalnızca mevcut vücut ağırlığı değildir.
Şunları bilmek gerekir:
- belirgin kilo artışının ne zaman başladığı;
- ulaşılan maksimum vücut ağırlığı;
- kişinin kendi çabasıyla kilo verip veremediği;
- elde edilen sonucun ne kadar süre korunduğu;
- kilonun yeniden alınıp alınmadığı;
- daha önce hangi kilo verme yöntemlerinin uygulandığı.
Kilo değişim öyküsü, hastalığın seyrini ve vücudun daha önce uygulanan tedavilere verdiği yanıtı anlamamıza yardımcı olur.
Obeziteyle İlişkili Hastalıklar Var mı?
Obeziteye bağlı olarak ortaya çıkabilen veya ilerleyebilen durumlara özellikle dikkat ediyoruz.
Hastanın durumuna bağlı olarak bunlar şunları içerebilir:
- tip 2 diyabet;
- arteriyel hipertansiyon;
- obstrüktif uyku apnesi;
- lipid metabolizması bozuklukları;
- metabolik disfonksiyonla ilişkili yağlı karaciğer hastalığı;
- eklem hastalıkları;
- kardiyovasküler hastalıklar;
- gastroözofageal reflü hastalığı.
Bu hastalıkların varlığı yalnızca ameliyat endikasyonlarının belirlenmesinde önemli değildir. Aynı zamanda uygulanacak cerrahi yöntemin seçiminde de etkili olabilir.
Modern Bariatrik Cerrahi Neden Sadece VKİ'den İbaret Değildir?
Son yıllarda obeziteye ilişkin anlayışımız önemli ölçüde değişmiştir.
Günümüzde obezite yalnızca fazla vücut ağırlığı olarak değil, çeşitli organ ve sistemlerin işlevlerini etkileyebilen kronik bir hastalık olarak kabul edilmektedir.
Bu nedenle güncel kılavuzlarda metabolik ve bariatrik cerrahi değerlendirilirken yalnızca VKİ değil, hastanın genel sağlık durumu da dikkate alınmaktadır.
2022 ASMBS ve IFSO kılavuzlarına göre, VKİ'si ≥35 kg/m² olan hastalarda metabolik ve bariatrik cerrahi, obeziteyle ilişkili ek hastalıkların bulunup bulunmadığından bağımsız olarak önerilmektedir. VKİ'si 30-34,9 kg/m² olan hastalarda ise özellikle metabolik bir hastalığın bulunması ve cerrahi dışı tedavilerden yeterli sonuç alınamaması gibi belirli klinik durumlarda cerrahi tedavi değerlendirilebilir. ASMBS/IFSO Kılavuzları
Bu, belirli bir VKİ'ye sahip herkesin otomatik olarak ameliyat olması gerektiği anlamına gelmez.
Bu, kararın hastanın tüm klinik tablosu dikkate alınarak verilmesi gerektiği anlamına gelir.
Bel Çevresi Neden Önemlidir?
Hasta değerlendirmesine ek olarak kullanılabilecek bir diğer ölçüm bel çevresidir.
VKİ, yağ dokusunun vücutta ağırlıklı olarak nerede bulunduğunu göstermez.
Abdominal obezitenin ise bağımsız klinik önemi vardır. Bu nedenle bazı durumlarda yalnızca boy ve kilo bilgisi yeterli değildir.
Ek değerlendirmeler, vücut kompozisyonunun ve hastanın metabolik risklerinin daha iyi anlaşılmasını sağlayabilir.
VKİ Yüksek Ancak Kişi Kendini Sağlıklı Hissediyorsa Ne Yapmalı?
Bu, konsültasyon sırasında sıkça karşılaşılan sorulardan biridir.
"Diyabetim, tansiyon problemim veya başka bir hastalığım yoksa neden ameliyat olayım?"
Bu soruya yalnızca tek bir ölçüme bakarak evrensel bir yanıt vermek mümkün değildir.
Yüksek VKİ başlı başına önemli bir risk faktörüdür. Ancak karar verirken tüm durum değerlendirilir:
- hastanın yaşı;
- obezitenin süresi;
- kilo değişiminin seyri;
- eşlik eden hastalıklar;
- daha önce uygulanan tedaviler;
- beslenme özellikleri;
- fiziksel aktivite düzeyi;
- tetkik ve muayene sonuçları;
- ameliyatın sağlayabileceği potansiyel faydalar;
- belirli cerrahi girişimin olası riskleri.
Bu nedenle bariatrik tedavi konsültasyonu tek bir sayının bir tabloyla karşılaştırılmasına indirgenmemelidir.
VKİ 35'in Altındaysa Ne Olur?
Burada özellikle "VKİ 35'in altındaysa ameliyat mümkün değildir" şeklindeki eski yaklaşıma güvenmemek önemlidir.
Güncel öneriler daha esnektir.
VKİ'si 30-34,9 kg/m² olan hastalarda, metabolik bir hastalığın bulunması ve cerrahi dışı tedavilerden yeterli sonuç alınamaması durumunda cerrahi tedavi değerlendirilebilir. Karar bireysel olarak verilir.
Bu nedenle hastaya yalnızca "VKİ'niz ameliyat için yeterince yüksek değil" veya tam tersine "VKİ'niz yeterince yüksek, dolayısıyla kesinlikle ameliyat olmalısınız" demek doğru değildir.
Her hasta kendi özel durumu içinde değerlendirilmelidir.
Ameliyat Öncesinde Hangi Bilgileri Değerlendiriyoruz?
Ameliyat hazırlığı sırasında birkaç farklı bilgi grubu değerlendirilir.
1. Antropometrik Ölçümler
VKİ, vücut ağırlığı, boy, bel çevresi ve kilo değişiminin seyri.
2. Metabolik Durum
Kan şekeri düzeyi, karbonhidrat metabolizması göstergeleri, lipid profili ve gerektiğinde diğer parametreler.
3. Eşlik Eden Hastalıklar
Diyabet, arteriyel hipertansiyon, uyku apnesi, karaciğer hastalıkları, kardiyovasküler hastalıklar, eklem sorunları ve obeziteyle ilişkili diğer durumlar.
4. Tedavi Öyküsü
Hastanın daha önce hangi kilo verme yöntemlerini denediği ve elde edilen sonuçların ne kadar sürdüğü.
5. Beslenme Davranışı
Öğünlerin sayısı ve içeriği, aşırı yeme atakları, farklı gıdaların tolere edilmesi ve tedavi seçimi açısından önemli olabilecek diğer beslenme özellikleri.
6. Ameliyat Öncesi Risk
Genel sağlık durumu, tetkik sonuçları, kullanılan ilaçlar ve cerrahi girişimin güvenliğini etkileyebilecek faktörler.
Bu değerlendirmeden sonra yalnızca "ameliyat gerekli mi?" sorusunu değil, aynı zamanda hangi tedavi seçeneğinin belirli bir hasta için en uygun olacağını da değerlendirmek mümkündür.
VKİ Hâlâ Önemli Bir Göstergedir
Modern yaklaşımı VKİ'nin karşıtı olarak görmek doğru değildir.
VKİ hâlâ yararlı bir araçtır. Vücut ağırlığının değerlendirilmesini standartlaştırmaya yardımcı olur ve metabolik ve bariatrik cerrahi için hasta seçiminde kullanılan güncel kriterler arasında yer alır.
Sorun, VKİ'nin tek gösterge olarak kullanılmaya çalışılmasıdır.
ASMBS de obezitenin değerlendirilmesinde VKİ'nin bir araç olarak bazı sınırlılıkları bulunduğunu belirtmektedir.
Bu nedenle kendi pratiğimde VKİ'yi kapsamlı hasta değerlendirmesinin unsurlarından biri olarak kabul ediyorum.
Benim için yalnızca tartıdaki sayıyı değil, hastalığın öyküsünü, sonuçlarını ve kişinin gerçek sağlık durumunu görmek önemlidir.
Konsültasyon Öncesinde Hastalar Neleri Bilmelidir?
Bariatrik ameliyatı düşünüyorsanız, önceden şu bilgileri hazırlamanız faydalı olacaktır:
- son birkaç yıl içinde kilonuzun nasıl değiştiği;
- ulaştığınız maksimum kilo;
- daha önce hangi kilo verme yöntemlerini denediğiniz;
- hangi ilaçları kullandığınız;
- hangi hastalıkların tanısının konduğu;
- şu anda hangi ilaçları kullandığınız;
- horlama, uykuda nefes durması veya belirgin gündüz uykululuğu olup olmadığı;
- mide ekşimesi veya reflü olup olmadığı;
- fazla kilonun yaşam kalitenizi nasıl etkilediği.
Bilgiler ne kadar eksiksiz olursa, durumunuz o kadar doğru değerlendirilebilir.
VKİ birkaç saniye içinde hesaplanabilir.
Ancak cerrahi tedavi kararı bundan çok daha fazlasını gerektirir.
Emir-Useinov Tair Seitkhalilovich
Bariatrik ve laparoskopik cerrahi alanında uzmanlaşmış cerrah. Kyiv City Clinical Hospital No. 1 bünyesinde görev yapmakta ve Bariatrik Cerrahi Merkezi'nde bariatrik cerrahi uygulamaktadır.