Bariatrik cerrahi, hastanın klinikten taburcu edildiği gün sona ermez. Bir cerrah olarak benim için bu, son derece önemli bir noktadır.
Ameliyat, tedavinin yalnızca bir aşamasıdır. Ameliyattan sonra vücudun yeni duruma uyum sağladığı, beslenme davranışlarının değiştiği, vücut ağırlığının azaldığı, fazla vücut ağırlığı ile ilişkili hastalıkların iyileştiği veya remisyona girdiği ve düzenli tıbbi takibin devam ettiği uzun bir dönem başlar.
Bu nedenle bir hasta bana “Ameliyattan birkaç yıl sonra ne olacak?” diye sorduğunda, yalnızca beklenen kilo kaybını söylemenin doğru olmadığını düşünüyorum.
Benim için çok daha önemli olan noktalar şunlardır:
- elde edilen sonuç korunabilecek mi;
- kan şekeri nasıl değişecek;
- hastanın arteriyel hipertansiyon ilaçlarına devam etmesi gerekecek mi;
- tip 2 diyabet bulguları gerileyecek mi;
- demir, B12 vitamini veya D vitamini eksikliği gelişecek mi;
- beslenme davranışı nasıl değişecek;
- vücut ağırlığında zaman içinde yeniden artış olacak mı;
- ek tedavi gerekecek mi;
- hasta 5, 10 yıl ve daha uzun süre boyunca elde edilen sonucu ne ölçüde koruyabilecek.
Güncel uluslararası kılavuzlar metabolik ve bariatrik cerrahiyi uzun vadeli bir tedavi yaklaşımı olarak değerlendirmektedir. Araştırmalar, ameliyatların sonuçlarının 5, 10 hatta 20 yıl boyunca korunabileceğini göstermektedir. Bununla birlikte, kilo kaybının derecesi ve metabolik etkinin düzeyi, uygulanan cerrahi yönteme ve hastanın bireysel özelliklerine bağlıdır.
Bir hastaya ameliyat sonrası takibin neden bir yıl sonra sona ermemesi gerektiğini anlatırken yalnızca kendi klinik deneyimime dayanmıyorum. Güncel ASMBS/IFSO kılavuzları, metabolik cerrahiyi uzun vadeli etkileri kanıtlanmış bir tedavi olarak değerlendirmektedir. Vücut ağırlığındaki azalma ve eşlik eden hastalıklardaki iyileşmeye ilişkin sonuçlar 5, 10 ve hatta 20 yıllık dönemlerde incelenmiştir.
Bu nedenle ameliyat sonrası takibi bir formalite olarak değil, tedavinin ayrılmaz bir parçası olarak değerlendiriyorum.
İlk Yıl: En Aktif Değişimlerin Yaşandığı Dönem
Ameliyattan sonraki ilk 12 ay genellikle en dinamik dönemdir.
Vücut yeni besin hacmine uyum sağlar, beslenme davranışları değişir, vücut ağırlığı en hızlı şekilde azalır ve metabolik göstergeler hastanın beklediğinden çok daha hızlı değişebilir.
Bu dönemde yalnızca kiloya odaklanmıyorum.
Benim için önemli olanlar:
- vücut ağırlığındaki değişim;
- gıdaların tolere edilmesi;
- yeterli protein alımı;
- yeterli sıvı alımı;
- vitamin ve mineral takviyelerinin kullanımı;
- kan testleri;
- demir ve ferritin düzeyleri;
- B12 vitamini;
- folat;
- D vitamini;
- ameliyatın türüne bağlı olarak kalsiyum ve diğer parametreler;
- karaciğer ve böbrek fonksiyonları;
- kan basıncı;
- karbonhidrat metabolizması bozukluğu olan hastalarda glukoz ve HbA1c düzeyleri.
Güncel ameliyat sonrası takip önerileri; beslenme durumu, laboratuvar değerleri ve mikrobesinlerin düzenli olarak izlenmesinin önemini vurgulamaktadır. Takip programı, uygulanan ameliyatın türünü ve hastanın bireysel özelliklerini dikkate almalıdır.
Vücut Ağırlığına Ne Olur?
İlk aylarda hasta genellikle en belirgin değişiklikleri görür.
Ancak hastalarımı her zaman şu konuda uyarıyorum: ameliyatın sonucu yalnızca birkaç haftadaki kilo değişimine göre değerlendirilmemelidir.
Ameliyattan sonra vücut ağırlığı her zaman düzenli bir şekilde azalmaz. Kilonun birkaç hafta boyunca neredeyse hiç değişmediği dönemler olabilir. Bu durum, ameliyatın artık işe yaramadığı anlamına gelmez.
Kilo değişimini etkileyen faktörler şunlardır:
- başlangıç vücut ağırlığı;
- yaş;
- cinsiyet;
- ameliyat türü;
- vücut kompozisyonu;
- fiziksel aktivite;
- beslenme;
- eşlik eden hastalıklar;
- ilaç tedavisi;
- bireysel metabolik özellikler.
Bu nedenle tek bir tartı değerinden ziyade hastanın genel gelişimini değerlendirmeyi tercih ediyorum.
1 Yıl Sonra: Vücut Artık Uyum Sağlamaya Başlamıştır
Ameliyattan yaklaşık bir yıl sonra çoğu hastada durum belirgin şekilde daha stabil hale gelir.
Hasta hangi gıdaları iyi tolere ettiğini, uygun porsiyon miktarını, yeterli sıvı alımının ne kadar önemli olduğunu ve reçete edilen takviyelerin neden düzenli kullanılması gerektiğini artık bilir.
Bu aşamada yalnızca başlangıçtaki kilo kaybını değil, elde edilen sonucun kalitesini de değerlendirmeye başlarız.
Vücutta Neler Değişir?
Birçok hastada kilo kaybına eşlik eden metabolik göstergelerde de iyileşme görülür.
Şu durumların şiddeti azalabilir:
- tip 2 diyabet;
- arteriyel hipertansiyon;
- lipid metabolizması bozuklukları;
- obstrüktif uyku apnesi sendromu;
- metabolik sendromun bazı bulguları;
- eklemler ve kas-iskelet sistemi üzerindeki yük.
Bariatrik cerrahinin yalnızca midenin mekanik olarak küçültülmesinden ibaret olmadığı anlaşılmalıdır.
Metabolik cerrahiye ilişkin güncel yaklaşım çok daha kapsamlıdır. Ameliyattan sonra beslenme davranışında, iştahın hormonal düzenlenmesinde, metabolik süreçlerde ve vücudun besinlere verdiği yanıtta değişiklikler meydana gelir.
Bu nedenle bariatrik cerrahi günümüzde yalnızca kilo vermeye yönelik kozmetik bir işlem olarak değil, karmaşık kronik hastalıkların tedavisinde kullanılan bir yöntem olarak değerlendirilmelidir.
ASMBS ve IFSO güncel kılavuzlarında metabolik ve bariatrik cerrahinin yalnızca vücut ağırlığı üzerindeki değil, fazla vücut ağırlığı ile ilişkili hastalıklar üzerindeki etkinliğini de vurgulamaktadır.
3 Yıl Sonra Ne Olur?
Ameliyattan üç yıl sonrası artık tamamen farklı bir aşamadır.
Hasta genellikle normal hayatını sürdürür ve ameliyatı artık yakın zamanda gerçekleşmiş bir olay olarak görmez.
Uzun dönem takibinin önemli bir özelliği tam olarak bu noktada ortaya çıkar.
Kişi istediği sonuca ulaştığında şöyle düşünme eğilimine girebilir:
“Kilo verdim, demek ki tedavi bitti.”
Ben bu yaklaşıma katılmıyorum.
Hasta kendini tamamen iyi hissetse bile tedavi devam eder.
Neden?
Çünkü bariatrik cerrahi sonrasında bazı değişiklikler yavaş gelişebilir ve başlangıçta herhangi bir belirti vermeyebilir.
Örneğin demir veya B12 vitamini eksikliği bir süre belirgin şikayetlere yol açmayabilir. Hasta kendini iyi hissedebilir, ancak laboratuvar değerleri çoktan değişmeye başlamış olabilir.
Bu nedenle semptomların olmaması, takibe artık gerek olmadığı anlamına gelmez.
British Obesity and Metabolic Surgery Society (BOMSS), ameliyat sonrasında uzun süreli takip yapılmasını ve uzmanlık gerektiren takip dönemi sona erdikten sonra beslenme durumunun yıllık olarak değerlendirilmesini önermektedir.
Birkaç Yıl Sonra Kilo Tekrar Artabilir mi?
Evet.
Bu, ameliyattan önce hasta ile özellikle konuşulması gerektiğini düşündüğüm konulardan biridir.
Bariatrik cerrahi güçlü ve bilimsel olarak kanıtlanmış bir etki sağlar, ancak vücudu elde edilen ağırlığı sonsuza kadar otomatik olarak koruyan bir sisteme dönüştürmez.
Ameliyattan birkaç yıl sonra bazı hastalarda vücut ağırlığında kademeli bir artış görülebilir.
Bu durum otomatik olarak “ameliyat başarısız oldu” şeklinde değerlendirilmemelidir.
Bunun birçok farklı nedeni olabilir.
Örneğin:
- beslenme davranışındaki değişiklikler;
- kalori alımının artması;
- yüksek kalorili içeceklerin düzenli tüketimi;
- alışılmış atıştırmalıklara geri dönülmesi;
- fiziksel aktivitenin azalması;
- psikolojik faktörler;
- bazı ilaçların kullanımı;
- bireysel metabolik özellikler;
- bazı ameliyatlardan sonra gelişen anatomik değişiklikler.
Bu nedenle vücut ağırlığı arttığında hastaya sadece:
“Yeniden çok fazla yemeye başladınız.”
demeyi doğru bulmuyorum.
Öncelikle sonucun neden değiştiğini belirlemek gerekir.
Bunun için beslenme, yaşam tarzı, sağlık durumu, laboratuvar değerleri ve gerektiğinde ameliyat sonrası anatomik yapı kapsamlı şekilde değerlendirilmelidir.
Neden Önemli Kilo Artışını Beklemeyi Önermiyorum?
Kilo geri alımına yönelik eğilim ne kadar erken tespit edilirse, düzeltme için o kadar fazla seçenek bulunur.
Bir hastanın birkaç kilogram alması ile birkaç yıl içinde önemli miktarda kilo geri alması arasında genellikle büyük bir fark vardır.
Bu nedenle hastalarıma kıyafetlerinin yeniden birkaç beden küçülmesini beklememelerini öneriyorum.
Vücut ağırlığı sürekli artıyorsa, nedenini araştırmak gerekir.
Bazen şu adımlar yeterli olabilir:
- beslenmenin düzenlenmesi;
- beslenme düzeninin yeniden yapılandırılması;
- fiziksel aktivitenin artırılması;
- düzenli takibin yeniden başlatılması;
- eksikliklerin düzeltilmesi;
- beslenme davranışı üzerinde çalışılması.
Diğer durumlarda ek tetkikler veya ilaç tedavisi gerekebilir.
Bazı ameliyatlardan sonra ise özellikle anatomik değişikliklerin değerlendirilmesi ve endoskopik veya cerrahi tedavinin gündeme alınması gerekebilir.
5 Yıl Sonra Ne Olur?
Beş yıl, uzun vadeli sonucu değerlendirmek için önemli bir dönüm noktasıdır.
Bu aşamada artık yalnızca başlangıçtaki kilo kaybından değil, sonucun kalıcılığından da söz edebiliriz.
Güncel veriler, metabolik ve bariatrik cerrahi sonrasında elde edilen önemli kilo kaybının uzun yıllar korunabileceğini göstermektedir. ASMBS/IFSO kılavuzlarında ameliyattan 5, 10 ve 20 yıl sonra etkinliğin sürdüğünü gösteren veriler bulunmaktadır.
Ancak burada önemli bir noktayı belirtmek gerekir.
Hastadan onlarca yıl boyunca tartıda tamamen aynı kiloyu korumasını beklemiyorum.
Vücut değişir.
Yaş, fiziksel aktivite, hormonal durum, yaşam tarzı, ilaçlar ve sağlık durumu zaman içinde değişebilir.
Bu nedenle beş yıl sonra öncelikle şunu değerlendiriyorum:
ameliyatın metabolik ve klinik etkisi ne kadar kalıcı olmuştur?
Bariatrik Cerrahi Sonrasında Tip 2 Diyabet
Tip 2 diyabeti olan bir hasta için kilo kaybı sonucun yalnızca bir bölümüdür.
Asıl ilgilendiğimiz konu karbonhidrat metabolizmasının durumudur.
Bazı hastalarda ameliyat sonrasında diyabet kontrolü önemli ölçüde iyileşebilir, kullanılan ilaçların sayısı azaltılabilir veya hastalık remisyona girebilir.
Ancak “remisyon” kelimesi diyabetin sonsuza kadar ortadan kalktığı ve artık hiçbir zaman takip gerektirmeyeceği anlamına gelmez.
Hasta yıllar sonra önemli miktarda kilo alırsa veya başka metabolik risk faktörleri ortaya çıkarsa, karbonhidrat metabolizmasındaki bozukluklar yeniden gelişebilir.
Bu nedenle hasta kendini iyi hissetse bile glukoz ve HbA1c takibi izlem sürecinin önemli bir parçası olmaya devam eder.
Ameliyattan 5 Yıl Sonra Beslenme
Bir başka yaygın hata da ameliyattan birkaç yıl sonra vitaminlerin ve tıbbi takibin artık gerekli olmadığını düşünmektir.
Bu doğru değildir.
Beslenme eksiklikleri açısından risk, uygulanan cerrahi yönteme bağlıdır.
Farklı ameliyatların farklı riskleri vardır. Bu nedenle laboratuvar kontrollerinin ve takviyelerin kullanım programının kişiye özel olması gerekir.
Özellikle şu değerlere dikkat edilmelidir:
- demir;
- ferritin;
- B12 vitamini;
- folat;
- D vitamini;
- kalsiyum;
- tam kan sayımı parametreleri;
- karaciğer ve böbrek fonksiyonları;
- klinik olarak gerekli olduğunda diğer mikrobesinler ve vitaminler.
BOMSS, bariatrik cerrahi sonrasında beslenme durumunun yaşam boyu izlenmesi gerektiğini vurgulamaktadır. Kontrollerin sıklığı ve kapsamı ise uygulanan ameliyatın türüne göre belirlenmelidir.
10 Yıl Sonra Ne Olur?
On yıl, uzun vadeli sonucun gerçek anlamda test edildiği bir dönemdir.
Hastalara uzun vadeli perspektifi anlatırken yalnızca ilk 12 ayı düşünmemelerini öneriyorum.
Ameliyatın etkisi 5, 10 yıl ve daha uzun bir zaman diliminde değerlendirilmelidir.
Güncel bilimsel kanıtlar, metabolik ve bariatrik cerrahinin sonuçlarının uzun süre korunabileceğini göstermektedir. ASMBS/IFSO ortak kılavuzlarında, 5, 10 ve 20 yıllık dönemlerdeki sonuçlar da dahil olmak üzere bu ameliyatların uzun vadeli etkinliğini destekleyen veriler bulunmaktadır.
Bununla birlikte, ameliyattan on yıl sonra hasta ameliyattan bir yıl sonraki halinden tamamen farklı görünebilir.
Şunlara sahip olabilir:
- önemli ölçüde daha düşük vücut ağırlığı;
- farklı bir fiziksel aktivite düzeyi;
- önemli ölçüde değişmiş bir metabolik profil;
- daha az ilaç kullanımı;
- farklı bir beslenme düzeni;
- yiyeceklere karşı değişmiş bir yaklaşım;
- eklemler ve kardiyovasküler sistem üzerinde daha düşük yük.
Ancak aynı zamanda ameliyattan sonraki ilk aylarda öngörülemeyen bazı sorunlar da ortaya çıkabilir.
Örneğin beslenme eksikliklerinin düzeltilmesi veya kalıcı kilo geri alımının değerlendirilmesi gerekebilir.
Ameliyattan 10 Yıl Sonra Kişi Normal Bir Hayat Sürebilir mi?
Evet. Bana göre bu, tedavinin temel amaçlarından biridir.
Bir hastanın ameliyattan on yıl sonra hâlâ şu düşünceyle yaşamasını istemiyorum:
“Ben ameliyat geçirmiş biriyim ve sürekli kendimi kısıtlamak zorundayım.”
Bir cerrah olarak görevim yalnızca teknik olarak doğru bir ameliyat gerçekleştirmek değildir.
Hastanın yeni beslenme alışkanlıkları ve kontrol altında olan sağlık durumu ile normal bir yaşama geçmesine yardımcı olmak da önemlidir.
Bununla birlikte hasta şunu anlamalıdır:
ameliyat anatomi ve fizyolojiyi değiştirdiği için bazı kurallar yaşam boyu önemini korur.
Bunlar öncelikle şunlardır:
- yeterli ve dengeli beslenme;
- yeterli protein alımı;
- önerilen vitamin ve mineral takviyelerinin düzenli kullanımı;
- fiziksel aktivite;
- vücut ağırlığının kontrolü;
- laboratuvar takibi;
- yeni belirtiler ortaya çıktığında zamanında doktora başvurulması.
Ameliyat Türüne Göre Neler Değişir?
Bariatrik cerrahi sonrasında uzun dönem takibi, tüm ameliyatlar aynıymış gibi değerlendirmek doğru değildir.
Sleeve gastrektomi, Roux-en-Y gastrik bypass ve diğer metabolik cerrahi yöntemlerinin etki mekanizmaları, sindirim özellikleri ve ortaya çıkabilecek geç komplikasyonları birbirinden farklıdır.
Örneğin gastrik bypass sonrasında beslenme eksiklikleri ve bazı geç dönem cerrahi komplikasyonları açısından özel dikkat gerekir.
Sleeve gastrektomi sonrasında ise uzun dönem takipte önemli konulardan biri gastroözofageal reflü hastalığı olabilir.
Bu nedenle takip programını her zaman uygulanan spesifik ameliyat türüne göre oluşturuyorum ve tüm hastalar için tek bir standart şema kullanmıyorum.
Birkaç Yıl Sonra Sorunlar Ortaya Çıkarsa Ne Olur?
Bu durum cerraha başvurmaktan kaçınmak için bir neden değildir.
Aksine, hasta ne kadar erken başvurursa tedavi seçenekleri de o kadar fazla olur.
Örneğin ameliyattan birkaç yıl sonra sürekli kilo artışı ortaya çıkarsa, öncelikle bunun nedenini belirlemek gerekir.
Anemi, halsizlik, saç dökülmesi veya diğer spesifik olmayan belirtiler ortaya çıkarsa, her şeyi yalnızca “kötü beslenmeye” bağlamak yerine laboratuvar değerleri kontrol edilmelidir.
Karın ağrısı, kusma, belirgin mide yanması veya başka yeni belirtiler ortaya çıkarsa tıbbi değerlendirme gerekir.
Bazı ameliyat türlerinin kendilerine özgü geç dönem cerrahi komplikasyonları olabileceğini unutmamak özellikle önemlidir.
Bu nedenle bariatrik cerrahi geçirmiş bir hasta, ameliyatın üzerinden uzun yıllar geçmiş olsa bile doktoruna bu ameliyatı geçirdiğini mutlaka bildirmelidir.
Takip Neden Yaşam Boyu Sürmelidir?
Bu konuyu en önemli konulardan biri olarak görüyorum.
Hasta ameliyattan iki, beş veya on yıl sonra kendini tamamen iyi hissedebilir.
Ancak ameliyatın kendisi hastanın tıbbi geçmişinin önemli bir parçası olarak kalır.
Ameliyat sonrası anatomi başlangıçtaki anatomiden farklıdır ve bazı vitamin ve mikrobesinlere olan ihtiyaç uzun süre devam edebilir.
Bu nedenle güncel öneriler uzun süreli takip ve özellikle beslenme durumu açısından yaşam boyu izlem yapılmasını öngörmektedir.
Bu, hastanın sürekli olarak klinikte bulunması gerektiği anlamına gelmez.
Çoğu durumda durum stabil hale geldikten sonra planlı ve periyodik kontroller yeterlidir.
Hastanın Uzun Dönem Takibini Nasıl Planlıyorum?
Kliniğimde ameliyat sonrası takibi birkaç ardışık aşamadan oluşan bir süreç olarak değerlendiriyorum.
Birinci Aşama - Erken İyileşme
Şunları değerlendiriyoruz:
- ameliyat sonrası genel durum;
- besinlerin tolere edilmesi;
- sıvı alımı;
- ağrı;
- erken komplikasyonlar;
- kilo kaybının başlaması.
İkinci Aşama - İlk Yıl
Temel amaç, vücudun güvenli bir şekilde uyum sağlaması ve yeni beslenme davranışlarının oluşturulmasıdır.
Üçüncü Aşama - Stabilizasyon
Vücut ağırlığı stabilize olmaya başladığında yalnızca kiloyu değil, ameliyatın metabolik sonucunu da değerlendiriyoruz.
Dördüncü Aşama - Uzun Dönem Takip
Birkaç yıl sonra temel odak noktaları şunlardır:
- elde edilen sonucun korunması;
- beslenme eksikliklerinin önlenmesi;
- eşlik eden hastalıkların kontrolü;
- kilo geri alımının erken tespit edilmesi;
- yaşam kalitesi;
- fiziksel aktivite;
- geç komplikasyonların zamanında tespit edilmesi.
Bu yaklaşım, metabolik ve bariatrik cerrahi geçiren hastaların uzun dönem yönetimine ilişkin modern anlayışla uyumludur.
Hastanın Ameliyattan Önce Bilmesini İstediğim En Önemli Şey
Açık konuşmak gerekirse hastaya şu sözü vermiyorum:
“Kilo vereceksiniz ve bir daha sağlığınızı düşünmek zorunda kalmayacaksınız.”
Bunun yerine şunu söylüyorum:
bariatrik cerrahi uzun vadeli tedavi için güçlü bir araç olabilir, ancak sonuç hastanın katılımını ve düzenli tıbbi takibi gerektirir.
Ameliyat, önemli ve kalıcı kilo kaybı ile metabolik sağlığın iyileşmesi için gerekli koşulları oluşturur.
Ancak bundan sonra elde edilen sonucu doğru şekilde korumak gerekir.
Bu nedenle ameliyattan önce yalnızca şu soruyu konuşmanın yeterli olmadığını düşünüyorum:
“Kaç kilo vereceğim?”
Aynı zamanda şu soruyu da konuşmak gerekir:
“1, 5 ve 10 yıl sonra nasıl bir hayatım olacak?”
Yıllara Göre Temel Noktalar
| Ameliyattan Sonra Geçen Süre | Odaklandığımız Noktalar |
|---|---|
| 1 yıl | Aktif kilo kaybı, beslenmeye uyum, vitamin ve mineraller, erken metabolik değişiklikler |
| 3 yıl | Sonucun stabilitesi, beslenme ve eksikliklerin kontrolü, eşlik eden hastalıkların değerlendirilmesi |
| 5 yıl | Kilo kaybının kalıcılığı, metabolik etki, olası kilo geri alımı, uzun dönem beslenme takibi |
| 10 yıl | Klinik sonucun korunması, metabolik durum, geç dönem beslenme eksiklikleri ve komplikasyonlar, ek tedavi gereksinimi |
Önemli Sonuç
Bariatrik cerrahi bir son nokta değil, yeni bir tedavi döneminin başlangıcıdır.
Bir yıl sonra vücudun nasıl uyum sağladığını değerlendiriyoruz.
Üç yıl sonra yeni yaşam tarzının ve ameliyat sonucunun ne kadar stabil hale geldiğini değerlendiriyoruz.
Beş yıl sonra metabolik etkinin devam edip etmediğini ve vücut ağırlığının kontrol altında olup olmadığını değerlendiriyoruz.
On yıl sonra ise hastanın elde ettiği değişiklikleri ne ölçüde koruduğunu ve tıbbi müdahale gerektiren geç dönem sonuçların ortaya çıkıp çıkmadığını değerlendiriyoruz.
Bu nedenle hastaya ameliyattan önce şunu söylemenin doğru olduğuna inanıyorum:
“Sizi yalnızca bir yıl için ameliyat etmiyoruz. Tedavinizi onlarca yıl boyunca planlıyoruz.”
Güncel bilimsel veriler, metabolik ve bariatrik cerrahinin uzun süreli kilo kaybı ve fazla vücut ağırlığı ile ilişkili hastalıkların iyileşmesini sağlayabileceğini doğrulamaktadır. Ancak en iyi uzun vadeli sonuçlar, ameliyatın düzenli takip, doğru beslenme, beslenme eksikliklerinin düzeltilmesi ve sürekli tıbbi destek ile birlikte yürütülmesiyle elde edilir.
Emir-Useinov Tair Seitkhalilovich
Bariatrik ve laparoskopik cerrahi alanında uzmanlaşmış cerrah. Kyiv City Clinical Hospital No. 1 bünyesinde görev yapmakta ve Bariatrik Cerrahi Merkezi'nde bariatrik cerrahi uygulamaktadır.